Biz Ne Olduk

Mütevazi, sessiz sakin, işinde gücünde olmak bazı yeni dünya düzeni insanları için ne kadar da anlaması güç bir halmiş. Çünkü sürekli kendini anlatması, sürekli “ben” le başlayan cümlelerle kendini pazarlaması gerektiği öğretildi insanlara. Her ne kadar bir şeyi yapamasa da yapabiliyormuş gibi davranması/görünmesi gerektiği… Bırak insanlık için, kendi için bile küçük adımları/başarıları abartması gerektiği ve ancak böyle yaparsa değerli olacağı öğretildi. En ve daha ile başlayan cümleler kurmaları salık verildi.
– Ben ondan daha…
– Ben en…
Özgüven denilen şey, zeki ve zevkli olmakla, iş bilmekle bir tutulur oldu. Oysa ne demişler, ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Ama değerler, gerçekten değerli şeyler unutuldu, lafa bakılır hatta sadece ambalaja bakılır oldu. Tıpkı raflarda rengarenk sıralanmış, tadını güzelleştirmek ve raf ömürlerini uzatmak için, içlerine adlarını bile telafuz etmekte zorlandığımız (zararlı) maddeler konulmuş abur cuburlar gibiyiz. Kısa vadede tat ve tatmin sağlıyoruz.
Kendini değerli hissetmek, bir başkasını değersiz görmekle mümkün oldu. Başkasının başarısına şapka çıkarmak, taktir etmek yenilgi gibi algılanır oldu.

Tıpkı tv ekranına bakıyormuşcasına, birini tanıdığımız, neyi yapıp neyi yapamadığına karar verebildiğimiz, bir sürü önyargıya vardığımız, kendimizce yargılayabildiğimiz yanılgısına düşürür oldu bizi.  Hele bir de azıcık kıskanmışsak ona dair söylediğimiz, hissettiğimiz her şeyin mübah olduğunu var sayar olduk.
Bazen anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Biz NE olduk?!

3 thoughts on “Biz Ne Olduk

  1. .
    ne diyordu kürk mantolu'da sabahattin ali;

    "niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin niteliği hakkında yorumdan kaçındığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığı ile öteye geçiveriyoruz?"

    1943'te söylemiş bunu sabahattin ali. dolayısı ile bana kalırsa bize bir şey olduğu yok. biz hep aynı BİZdik aslında!
    .

  2. Burada bahsedilen 3-5 yılı kapsamıyor. Tüketim toplumu, popüler kültür dediğimiz şeyin başlangıç zamanından günümüze kadar devam edegelen ve hatta hızlanarak artan bir modern dünya ideolojisidir bu…
    İnsan, içindeki boşluk ve ego açlığıyla yine aynı insandır evet. Ne de olsa binlerce yıldır savaşlar bile hep aynı sebepten aynı ideolojilerle yapılıyor.
    Sorun şu ki yanlış, kötü ve zararlı olan şeylerin gün geçtikçe daha da fazla, iyi, güzel ve doğru olduğu inancı yaygınlaşmakta ve haliyle, elimizin altındaki bir tıkla devri alem yaptığımız dünya bunu hızlandırmaktadır.
    Dünya ben çocuk olduğumdan (ortalama 20 yıldan) bu yana pek değişmedi bence de…
    Küçük bir örnek, sıradan bir mahhallede, sıradan bir apratmanda oturuyordum ve annemle çarşıya çıkıp oyuncak almış eve dönerken hevesle herkese göstermek istercesine oyuncağı torbasından çıkarıp elime alıp yüremeye başladım. Annem torbaya geri koymamı istedi ve "durumu olmadığı için alamayan insanlar var, böyle göstermek hoş olmaz" dedi. O zaman bu duruma kızmış olmama rağmen şu an öylesinin daha iyi olduğunu düşünmeden edemiyorum.
    Ya şimdi?…

    http://indigodergisi.com/2015/03/tuketim-zombiligi/

Bir Cevap Yazın